03 Mayıs 2017 Çarşamba 00:00
39 Okunma
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Revizyon Açıklaması

KAYBEDECEK BİR SANİYE BİLE YOK 

 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya'ya hareketi öncesinde Esenboğa  Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi.  Ziyaret kapsamında ikili ve bölgesel konuların ele alınacağını, ticari  ve ekonomik ilişkilerin etraflıca değerlendirileceğini söyleyen Erdoğan, bölgesel  konuların başında Suriye'nin geldiğini, bunun yanında Irak'ta yaşanan  gelişmelerin de görüşüleceğini dile getirdi. Moskova'da 10 Mart'ta yapılan Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği  Konseyi 6. Toplantısı'nda bazı kararlar alındığını hatırlatan Erdoğan, Soçi'deki  görüşmede, alınan kararların hayata geçirilmesine yönelik, ilerleyen süreçte ne  tür adımların atılacağının planlamasını birlikte yapacaklarını belirtti.

 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le sık sık, gündemlerinde olan  konuları ele aldıklarını ve iki ülke ilişkilerinin eski seviyesinin üstüne  çıkması için yoğun çaba harcadıklarını ifade eden Erdoğan, "Özellikle ekonomik  konularda bizim 100 milyar dolarlık hedefimiz söz konusuydu. Bu malum  gelişmelerden sonra ciddi bir düşüş söz konusu oldu. Bunu yeniden toparlayıp  inşallah aynen bıraktığımız yerden yola devam etmemiz gerekiyor." diye konuştu.

  'ENERJİDE CİDDİ ADIMLAR ATTIK'

Siyasi olarak güven ortamının en üst düzeyde tesis edildiğine, bunun  da günbegün güçlenerek sürdüğüne dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti: "Siyasi, ticari, ekonomik, kültürel ve turizm alanlarında bunun olumlu  yansımalarını zaten sizler de takip ediyorsunuz. Nitekim şu anda turizmde ciddi  gelişmeler olmaya başladı. Bunun daha da artarak devamını istiyoruz. Bilhassa  stratejik alanlardan olan enerji konusuna büyük önem veriyoruz. Son dönemde  enerji iş birliğimizde ciddi adımlar attık. Türk Akımı Projesi bir şekilde  ilerliyor. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'nin ilk reaktörünün 2023 yılında  faaliyete geçmesini bekliyoruz. Bunu ne kadar öne çekebilirsek tabii ki o kadar  bizim için de Rusya için de önemli olacağını ifade etmek isterim."

Rusya ile ekonomik ve ticari ilişkileri dengeli şekilde geliştirmenin  gayreti içinde olduklarını dile getiren Erdoğan, bunun önündeki en büyük engelin,  Türkiye'ye uygulanan ekonomik ve ticari kısıtlamalar olduğuna dikkati çekti.  Erdoğan, bu konuda başbakan yardımcıları seviyesinde görüşmelerin  sürdüğünü belirterek, "Görüşmeler sonucunda tüm ekonomik ve ticari sıkıntıların  ivedilikle çözüme kavuşturulması gayretlerimiz arasındadır. Ben de Sayın Putin  ile olan görüşmemizde, süreci hızlandırmamız gerektiğini bir kez daha ifade  edeceğim. Ne Rusya'nın ne de Türkiye'nin bürokrasiye kurban edilecek tek bir  saniyesi yoktur. Bizler bu konudaki kararlılığımızı her fırsatta vurguluyoruz.  100 milyar dolar ticaret hacmi hedefine ulaşmak istiyorsak, birlikte yapıcı ve bu  konuda teşvik edici bir gayretin içinde olmamız şart." değerlendirmesinde  bulundu.      Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk vatandaşlarının vize alma zorunluluğunun,  iki ülke vatandaşları arasında beşeri münasebetlere mani olduğunu vurguladı.

SURİYEDE SİYASİ ÇÖZÜM ORTAK HEDEF 

Putin ile ele alacakları gündem başlıklarından en önemlisinin Suriye  olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Suriye meselesinde oldukça verimli iş birliğimiz söz konusu. Siyasi  çözüm umutlarının tekrar yeşermesine vesile olan birçok adımı beraber attık.  Suriye'de akan kanın bir an önce durması, ülkenin toprak bütünlüğü korunarak  siyasi çözüme ulaşılması ortak hedefimizdir. Suriye'de nüfuzu olan ülkelerin  artık elini taşın altına koyması gerekir ama şunu da bilmemiz gerekir ki nüfuzun  ötesinde 911 kilometrelik sınıra sahip olan Türkiye'nin buradaki konumu her şeyin  üstündedir.      Her an tehdit altında olan Türkiye'nin sınır şehirlerinin geldiği  konum da göz önüne alınmalıdır. Kundaktaki bebeklerin, okula giden çocukların,  hastanede tedavi gören masum sivillerin hunharca katledilmesine daha fazla  tepkisiz kalamayız. Bu açıdan ülkelerimizin garantörlüğüyle tesis edilen  ateşkesin tahkim edilmesine, ki son Astana'da da bu gündeme gelmiştir, önem  veriyoruz. Krizin çözümü için Rusya ile ortak çalışmalarımıza devam edeceğiz.  Ziyaretimizin hem ikili konular hem de bölgesel barış anlamında hayırlara vesile  olmasını temenni ediyorum." 

YILDIRIM İLE 5.5 SAATLİK GÖRÜŞME VE KABİNE REVİZYONU İDDİASI 

 Başbakan Yıldırım ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yaptığı, 5,5 saat  süren görüşmede kabine revizyonunun gündeme gelip gelmediği sorusu üzerine  Erdoğan, şu anda hükümetin gündeminde böyle bir şeyin olmadığını, Başbakan  Yıldırım'ın böyle bir teklifle de kendisine gelmediğini belirtti.  Dün yapılan AK Parti'ye üyelik töreninin ardından Yıldırım ile bir  araya geldiklerini anımsatan Erdoğan, "Özellikle devlette atılan bazı adımlar  var, bu adımlarla ilgili olarak beraber görüşmemizi gerektiren konular vardı, bu  konuları beraberce paylaşma fırsatı bulduk." ifadelerini kullandı.

GENEL BAŞKAN OLUNCA PARTİ YÖNETİMİ DEĞİŞECEK Mİ?

 Erdoğan, 21 Mayıs'taki AK Parti 3. Olağanüstü Büyük Kongresi'nin  ardından Genel Başkan olduktan sonra parti yönetiminde, teşkilatlar ve  belediyelerde bir tasarrufu olup olmayacağı yönündeki soruya şu yanıtı verdi: "Şimdi siz doğmamış çocuğa don biçiyorsunuz. Daha durun bakalım,  gerçekleşsin, resmen böyle bir görev tevdi edilmesi halinde atılacak adımları  orada görme imkanınız olacak. Ama ben şunu sizlere çok açık ve net söylemek  durumundayım. Eğer böyle bir görev şahsıma tevdi edilirse, genel kurulumuz  tarafından tevdi edilmesi halinde, tabii ki yeniden birimleri ele alıp  değerlendirme, ama hepsi bunların çok ciddi istişareler neticesinde olacaktır. Bu  istişareler neticesinde ülkenin genel profilini değerlendirmek suretiyle, yani  belli bir bölgenin temsil edildiği değil, 81 vilayetin adeta temsilini gördüğü  bir yapının oluşması her zaman benim şiarım olmuştur. Yine aynı şekilde böyle bir  adımı, inanıyorum ki, bu istişareler neticesinde tablo içerisinde görmek mümkün  olacaktır. Konuya ilişkin bütün ilgili arkadaşlarımızla istişarelerimizi yaparız,  bu istişareler neticesinde ideal olanı tespit etme fırsatı olur, eğer irade bize  böyle bir görevi verirse."

  KILIÇDAROĞLU'NA YANIT: SİYASİ TARİH OKUSUN

  Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'ye üyeliğine ilişkin CHP Genel Başkanı  Kemal Kılıçdaroğlu'nun eleştirilerinin hatırlatılması üzerine, şunları söyledi:  "Ben onu aslında yoruma gerekli görmüyorum. Kendisine bir tavsiyem  var. Siyasi tarihi okusun, öğrensin. Ama hepsinden öte kendi partisinin siyasi  tarihini öğrenmesi lazım. Kendi partisinin siyasi tarihini öğrenirse, hele hele  dün yaptığı konuşmayla zaten kimlerin temsilcisi olduğunu da çok açık net ortaya  koydu. 'Aykırı sese tahammülüm yok, gereğini yaparım.' dedi. Aykırı sesler her  zaman her yerde olacaktır. Asıl olan ona tahammül edebilmektir. Tavsiyem şu. Hele  hele partisinin siyasi geçmişini, hep övünüyor ya, onu iyi öğrenmesi okuması  lazım. Gazi Mustafa Kemal'den İnönü'ye kadar onları iyi değerlendirir okursa bunu  da öğrenecektir diye düşünüyorum."

33 AY SONRA AK PARTİYE DÖNÜNCE NE HİSSETTİ

 Bir gazetecinin, 33 ayın ardından AK Parti Genel Merkezi'ne yeniden  geldiğinde hissettiklerini sorması, "Heyecan mı vardı sizin için, ruh haliniz  neydi" demesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Yani psikolojik bir soru  soruyorsun" yorumu salondakileri güldürdü. "O yapının ilk harcından itibaren emeğim var, temelini attık,  hamdolsun ortaya güzel bir projeyle beraber güzel bir eser çıkardık." diyen  Erdoğan, AK Parti hareketinin gerek fiziki şartları gerekse içindeki ruh  tablosuyla güçlenerek bugünlere geldiğini belirtti. Erdoğan, şunları kaydetti:  "Burada tabii duygusal olmamak mümkün değil, 979 gün de az bir süre  değil. Zaten o yasayı kimler hazırlamışsa, o Anayasa'yı kimler hazırlamışsa,  orada 'Partisinden istifa etmesi gerekir' kaydını oraya kimler düşmüşse, onlar  siyasi bir cinayet işlemiştir. Bunun kadar yanlış bir şey olabilir mi? Buna dair  daha başka birçok bizde yanlışlar var. Şimdi benzetmeler yapıyor, 'Maça çıkan  kişi partili olur mu, öyle bir hakem partili olur mu' veya 'Bir takımın üyesi  olur mu' gibi ifadeler, yaklaşımlar çok yanlış. İlla orada üye olması şart değil  ki onun gönül dünyasında bir takım yatıyor mu? Yatıyor. Orada kaydı olsa ne  yazar, olmasa ne yazar. Mesele, aranan nedir? Adil olarak o işi yönetmektir. Bu  maçta da adil yönetmektir ama ülkeyi de adil yönetmektir. Başbakan partiye üye  oluyor mu? Oluyor. Ülkeyi yönetiyor mu? Yönetiyor. Başbakan için böyle bir şeyi  söylüyor musun? Söylemiyorsun. Cumhurbaşkanı, benzerleri var mı? Var. O da ne  yapacaktır? Ülkeyi yönetecektir. Asıl olan nedir? Adil olarak ülkeyi  yönetmesidir. Adil olarak ülkeyi yönettikten sonra zaten mesele yok."

  NEYİ KABUL EDECEKSİNİZ?

Nihai kararı milli iradenin vereceğini vurgulayan Erdoğan, şöyle  konuştu: "Milli iradeye biz saygı duyduğumuz sürece, eğer adil olmayan bir  yönetim söz konusuysa zaten görevi tevcih eden millet, 'Egemenlik kayıtsız  şartsız milletindir', verdiği gibi almasını da bilir. Olay bu kadar basit. Bundan  önce biz 367 garabeti yaşadık. 367 garabetini neyle izah edeceksin? Hem '367  aranır' diyorsun, 367 görevi tevdi ediyor, ondan sonra ona, 'Tamam' demiyorsun,  onu da kabul etmediler. Onu kabul etmezsiniz, bunu kabul etmezsiniz, en sonunda  bunu da mı kabul etmiyorsunuz, 'Haydi millete'. Bu sefer millet ne yaptı? Millet  verdi görevi. Şimdi milletin verdiği bu kararı da kabul etmiyorlar. Ya siz neyi  kabul edeceksiniz? Böyle bir garabet olur mu? İşte CHP zihniyeti budur. Bunların,  açın şöyle bir basın arşivlerini, ta geçmişten bugüne nasıl geldiklerini  göreceksiniz. Hep aynı senaryo. Bu oynanmıştır, oynanıyor. Bakın şimdi kasetle  gelen bir kişi, kimden aldı görevi belli, ama şimdi bakıyorsun o da başladı, işte  '49' meselesi, şu meselesi, bu meseli. Bunlar bizi ilgilendirmiyor.

 Biz kendi işimize, ülkemizin geleceğine bakacağız. Daha iyi, başarılı  günlere ülkemizi nasıl kavuşturacağız, bunun gayreti içinde olacağız. İşte şimdi  Rusya yolculuğumuz bunun için, evvelsi gün Hindistan yolculuğumuz bunun içindi.  Önümüzde bir Kuveyt yolculuğumuz var, ardından ABD yolculuğumuz, ardından Belçika  yolculuğumuz var, bu arada ABD öncesi Çin var. Çin'den ABD'ye inşallah geçeceğiz.  Bütün bunların hepsi, daha güçlü bir Türkiye için yola nasıl devam edeceğiz."

  BAYKAL'A SERT YANIT 

 CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın "11. Cumhurbaşkanı Abdullah  Gül'ün yüzde 49'un adayı olabileceği"ne yönelik sözleri hatırlatılarak  değerlendirmesi sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Onu değerlendirmeye gereksiz  buluyorum. Bu tamamen bir virüs hareketidir, bir fitne hareketidir. Sayın Baykal  bu işleri oynamayı bıraksın da kendi başının çaresine baksın." dedi.

Son Güncelleme: 03.05.2017 14:19
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol